Prof. Dr. Görür, yerel yönetimlerin ve hükümetin İzmir’in depremselliğine yönelik çalışmalar yapması konusunda uyardı.
“EGE’DEKİ BÜTÜN DEPREMLER İZMİR’İ ETKİLER”
Görür’ün açıklamaları şöyle:
“İzmir’e baktığımız zaman enteresan bir yerimiz. Deprem açısından çok sayıda deprem üreten kaynaklara sahip. Tarihi depremlere bakarsanız, hep İzmir depremi diye çok sayıda deprem çıkar. 1900 yılından günümüze kadar olan tarihlerde değil de öncesinde ise bunların hepsi İzmir’in mi emin değiliz. Muhtemelen değil. Deprem üreten kaynakların deprem ürettikten sonra sonuçları hep İzmir’e yüklenmiş. Yakında Sisam Adası depremi oldu. 6.8’lik 30 Ekim’de 117 kişinin hayatını kaybettiği bir depreme İzmir depremi dendi. Yanlışlığı göz göre göre İzmir depremi dendi. Bu Yunan adası depremiydi. Tarih boyunca böyle olmuştur. Belki de çok azı İzmir’e özgü depremdir. Ege’de olan depremlerin tümü İzmir’i etkiler. Kıbrıs-Helen yayında olan Doğu Akdeniz’de olan depremler İzmir’i etkiler. Manisa’da olan deprem İzmir’i etkiler. Büyük Menderes grabeninde, Gediz grabeninde olan İzmir’i etkiler. Balıkesir’de olan deprem etkiler. İzmir’de depremden söz ederken dikkat etmek lazım ama bundan dolayı da İzmir kendiliğinden depremsellik bakımından öne çıktığı ortada. Demek ki çok kaynaktan etkileniyor. Depreme uğrama olasılığı oldukça fazla.

“BAYRAKLI MINTIKASINDA ZEMİN ÇÜRÜK”
İzmir’in kendi depremlerine yöneldiğimiz zaman İzmir’in hemen doğusunda biraz kuzeydoğu biraz güneydoğusunda iki büyük graben var. Biri Gediz diğeri Büyük Menderes. Her iki tarafı doğu-batı uzanımlı faylarla oluşmuş. Graben dediğimiz her iki yanı faylarla çevrili çukur alan, vadi demektir. Gediz grabeni, bir vadidir, içinden Gediz nehri akar. Ege Denizi’ne döküldüğü zaman bugünkü Bayraklı mıntıkasında delta çökellerini getirdiği malzemeleri oraya biriktirmiştir. O kısımlar depremde en çok etkilenecek zayıf, bir anlamda çürük alanlardır. İzmir Körfezi’ndeki ilçeler ve doğusu etkilenen yerlerdir. Çok yüksek risk taşıyan yerler. İzmir yarımadası üzerinde olan fay sistemlerinde kimisi doğu-batı uzanımlı kimisi kuzey-güney uzanımlı. Hiçbir kentte olmayacak kadar faylarla çevrili ve bunlar canlı, aktif faylar. Stres biriktirme hareketleri yavaş.
İZMİR YARIMADASININ TÜMÜ FAYLARLA KESİLMİŞ”
İzmir yarımadasının tümü faylarla kesilmiş. Tamamen fay ağının üzerinde İzmir. Üzerinde bina olan fay hatları olabilir, hiç şaşırtmaz. Doğu-batı, kuzey-güney yönlü bir fay örgüsünün üzerine İzmir gelişiyor, büyüyor. Bu fay düzleminin üzerinde de büyür, yakınında da. Doğrultu atımlı bir fay deprem ürettiği zaman kendi alanındaki 100 km’lik bir alana etki ediyor. Direkt fayların etkisi içerisinde. Erzincan’da 7 ve üzeri deprem olmuşsa 1939’un üzerine artı 250’yi koy. Bir daha böyle bir büyük depremi bu zamanda bekliyorum diyebiliriz. Kabaca böyle tarif edebiliriz. İzmir’deki bu fayların ne zaman deprem üreteceğini bilmiyoruz.”

