Her yıl milyonlarca insan bu hastalıktan ölüyor.
Onlarca hastalığın gelişmesi ve ağır seyretmesinde de rol oynayan obezite, Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre tip 2 diyabetin yüzde 44’ü, koroner kalp hastalığının yüzde 23’ü ve çeşitli kanserlerin yüzde 7- 41’inin gelişiminden sorumlu. Kronik, kompleks ve ilerleyici bu hastalık, Covid-19 hastalarında; hastaneye yatış, yoğun bakım ve mekanik solunum cihazı ihtiyacını da yüzde 30-80 arasında artırıyor.
Obezite bir pandemi. Dünyada kilo fazlalığı olan yaklaşık 2 milyar bireyin içinden 800 milyon erişkinin obezitesi olması da bu gerçeğe işaret ediyor. 4 Mart Dünya Obezite Gününde bu hastalıkla mücadelede alınacak çok yol ve atılacak çok adım olduğu açık. Son 10 yıl içinde gelişmiş ülkelerde obezite artış hızında duraklama gözlense de obezitesi olan bireylerin yüzde 62’sinin yaşadığı gelişmekte olan ülkelerde, sorunun görülme sıklığı giderek artıyor. Sorun sadece yetişkinlerle sınırlı değil. Dünyada çocukluk çağı obezitesi de her 10 yılda iki kat artış gösteriyor. Çocukluk çağı obezitesi konusunda ülkemizde yapılan çalışmalar okul çağında her 10 çocuktan 3’ünün kilo fazlalığı ya da obeziteden etkilendiğine işaret ediyor. Eğer gereken tedbirler alınmazsa dünyada 2030 yılında çocukluk çağı obezitesinin yüzde 60’lık artış oranıyla 250 milyona ulaşması bekleniyor.
OBEZİTE NEDİR?
Yağ miktarının vücutta sağlık riski oluşturacak şekilde artması obezite olarak tanımlanıyor. Kilogram cinsinden vücut ağırlığının metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle elde edilen vücut kitle indeksi (VKİ) rakamının 30 ve üzerinde olmasıyla kişiye obezite tanısı konuluyor ve doktora başvurulması öneriliyor. Hastalığın tedavisinin doktor kontrolünde çok yönlü yaklaşımla gerçekleştirilmesi gerekiyor.
KRONİK KOMPLEKS VE İLERLEYİCİ BİR HASTALIK
Obezitenin kişinin bireysel hatalarından kaynaklı ve kendi kontrolünde gelişen bir durum olmadığı belirtiliyor. Kronik, kompleks, ilerleyici ve tekrarlayıcı bir hastalık olan obezite genlerin ve metabolizmanın alışık olmadığı anormal çevreye, vücudun normal cevabı olarak tanımlanıyor. Beslenme alışkanlığı ve hareketsizlik obezite gelişiminde çok önemli olsa da duygu durum bozukluğu, stres, yetersiz uyku, bağırsak mikroplarındaki değişiklikler ve çevreden maruz kalınan hormon bozucular gibi vücudun yağ depolamasını kolaylaştıran birçok faktör bulunuyor.
