Anadolu’nun birçok köşelerinde Kuvayı Milliyeciler sömürgen emperyalist istilacılara karşı silaha sarılarak direndiler. Ödemiş Kuvayı Milliyesi de bu direnişlerin bir bölümünü, üstelik ilkini oluşturdu.

Anadolu devinimi başlı başına bir işgaldir. Her işgalin bir başlangıç noktası vardır. Anadolu İşgalinin de bir başlangıç noktası olmalı, ulusun silaha sarılarak girmesini sağlayacak değin etkili olmalıydı. Bu nokta güzel İzmir’in 15 Mayıs 1919’da Yunan Ordusu tarafından işgali oldu.

Ancak Ödemiş’teki durum daha farklıdır. İzmir’den Ödemiş’in Mursallı Köyü’ndeki Ismail Efe’nin yanına gelen Mahmut Celal (Bayar) Bey’in de katılımıyla, Ödemiş Kaymakamı Zühtü Bey, Refik Şevket (Ince) Bey, jandarma tabur komutanı yüzbaşı Tahir Bey, jandarma yüzbaşısı Edip (Sarıefe) Bey, Mursallılı İsmail Efe ve kardeşi Ali Efe, Gökçen Hüseyin Efe gibi yurtseverler Ödemiş’in Yunanlılar tarafından işgal edileceğinin duyulması üzerine Kuvayı Milliye’yi daha İzmir’in işgali olayından iki aydan çok bir zaman önce Mart 1919’da örgütlediler. İzmir Valisi Kambur İzzet bu örgütlenmeyi engellemek için Kaymakam Zühtü Bey’i görevinden alıp, 28 Mart 1919’da Erzurumlu Bekir Sami (Baran) Bey’i kaymakam olarak atamış ve başlarında subaylarıyla bir jandarma birliğini Ödemiş’e göndermişse de, hem kaymakam, hem de subaylar ilerleyen günlerde ulusal direnişçilerin yanında yer almışlardı.

Ödemiş halkının örgütlü bir biçimde Hacıilyas’da ilkkurşunu sıkması, arkasından Postlu Mestan Efe’nin kurduğu kuvayı milliye milisleri ile Birgi’ye baskınlar vererek Yunanlılar’ı kayıplara uğratması kırsal kesim insanında yüksek gönülgücü yaratmış, neredeyse bir yıla yakın bir süre Yukarı Küçükmenderes Havzası’nda emperyalizme karşı kanlı çarpışmalara girişmelerine neden olmuştu.

Yörede oluşan ulusal müfrezeler belirli cepheler kurarak Yunanlılar’a karşı koydular. Müfrezelerdeki savaşçıları zeybekler ve eli silah tutan diğer halk oluşturuyordu. Askeri kıtalar ise Aydın yüzünün Köşk mevkiinin kuzey dağları ile, Ovakent (Adagide)’in Başçayır denilen yerinde birleştirildi. Bir yıla yakın bir süre için de olsa özgürlük türküleri dağlara, kayalara çarparak yankı verecekti.

Düzenli Türkiye Büyük Millet Meclisi Ordusu kurulup I. Inönü, II. Inönü, Sakarya Meydan Savaşı utkularının kazanılması ve en son 30 Ağustos 1922’de Mareşal Mustafa Kemal Paşa yönetimindeki Türk Ordusu’nun Afyon Ovası’nda Başkomutanlık Meydan Savaşı’nı kazanmasından sonra Yunan Ordusu İzmir’e doğru kaçmaya başladı. Kaçarken de yakıp, yıkıp, soykırım uygulamaya çalıştılar.

Open chat
Haber Ödemiş Hattına Hoşgeldiniz.. Lütfen iletinizi yazınız !